Aliud

ÖNSÖZ

Çanakkale Nedir?

Aslında besbeli bir cevap bulamayız bu soruya. İlk bakışta Çanakkale ili, Truva ören yeri ve Birinci Dünya Savaşı ile örüntülenmiş bir tarihle bağdaştırılsa da bu iki tarihsel nirengi noktası Çanakkale'yi tanımlamakta yetersiz kalacaktır. Paragrafın başındaki soruya cevap bulabilmemiz için belki de bir soru daha sormamız gerekecektir. “Çanakkale'nin kimliğini belirlerken boğazın mı, tarihin mi, konumunun mu, yoksa Akdeniz-Ege mimarisinin mi, yoksa bu boğaz boyunca yaşamış uygarlık ve devletlerin mi esas alınacağıdır.”

Bu projeye başlarken asıl önemli nokta olarak Çanakale'nin fiziksel coğrafyasının kıyılarında ve bu şeridin içlerinde gelişen uygarlıklara nasıl biçim verdiğiydi. Birbirlerin epey uzakta olan uygarlıklar Akdeniz ve Ege sularıyla birbirleriyle bağlanmış ve etkileşime geçmişti. Günümüzde de bu etkileşim halen devam etmektedir. Ticari, kültürel ve siyasi bağlar kurulmuştur. Truva kentinin zenginliği veya Anzak askerinin Gelibolu'da savaşması denizin birleştirici gücüne dayanmaktaydı. Hatrı sayılır bir şekilde bu güçlü etkileşim kendisini mimaride de göstermiştir. Bozcaada'da Rum ve Anadolu Türk evlerinin izleri görülür ve bu iki tarzı ayıran sadece bir dereydi. Bir artı olarak da sanayileşme ve kentleşmenin en fazla olduğu Marmara Bölgesi'nde kendisini konumu sayesinde koruyabilmiştir, Çanakkale.

Kıyı-İç Bölge & Durmak-Gelip Geçicilik İkilemi

Kıyılara sahip illerin iç bölgeleriyle iletişim bağları şehirlerin en önemli kriterlerin biri olmuştur. Çanakkale boğazının kıyılarında konumlanan ilçeler (Gelibolu, Lapseki, Eceabat, Çardak, vb) Çanakkale'nin kendi içsel mikro ölçekli deniz bağlarını yaratmıştır. Ancak bu kıyısal etkileşimin şehrin iç bölgeleriyle bağlantısı genellikle diğer şehirlerimizdeki gibi sorunludur. Buna Çanakkale feribot iskelesi de dahil edilince Çanakkale sahil bandında düşey ve yatay bariyerler oluşmaktadır. Bu bariyerler tanımsız bir meydanda kesişmekte ve fonksiyonu dışında şehre hizmet verdiği görülmüştür. Meydan proje alanı dışında olmasına rağmen tasarlanacak olan yapı için önemli bir işleve de sahiptir: Şehrin insanlarını yavaşlatmak. Arazi incelemelerinde görüldüğü üzere feribot iskelesi meydanı çeşitli otobüs firmaları ile çevrelenmiş ve iskelede oluşan araç kuyruklarıyla kıyıya dikey bir bariyer oluşmaktadır. Böylelikle meydan ve feribot iskelesi girişi yayalar için bir ilgi odağı olup, durup vakit geçirdikleri bir yerden ziyade gelip geçici, el bagajlarıyla bir yere yetişmeye çalıştıkları bir mekana dönüşmüştür. Bu duruma ek olarak proje alanı kıyıya paralel olarak bitişik nizam sıralanmış yapı bloklarıyla çevrilidir ve kıyıyla olan ilişkisini kesmektedir.

ALIUD?

/ˈa.li.ud/, [ˈa.li.ʊd] Latince'de başka-öteki, farklı ve alternatif anlamlarında kullanılan kelime. Analizlerde yapılan okumalar üzerine şehrin kıyı kullanım aksına yeni alternatif bir rota oluşturularak yaya trafiğini yapı alanına çekilmesi öngörülmüştür. Zira yapının tasarlanacağı alanın direkt olarak görsel bağlantılarının zayıflığı söz konusudur. Bu karar yarışma alanı yakın çevresi için alınmış bir karar olup Muhammer Aksoy Park'ının Halk Bahçesi ve Cumhuriyet Bulvarı üzerindeki meydan ve yeşil alanlar ile güçlü ilişkisi kurulması hedeflenmiştir. Bu kıyıya paralel bağlantı yapının tasarımında da önemli bir nokta oluşturmaktadır.

Çekim Noktaları

Yer görme kapsamında yarışma alanı incelemelerine öncelikli olarak Kayserili Ahmet Paşa Caddesinden başlanmıştır. Bunun sebebi günün büyük bölümünde yaya trafiğinin en canlı olduğu yer olması idi. Ancak önceki bölümde bahsedilen analizlerde de ortaya çıkan sonuç yaya akışı durduran bir mekan oluşamamasıydı. Alternatif bir yeşil alan olan Halk Bahçesi de yaya akışını kıyı bandına açılan valilik binasının yanındaki mekandan sağlamaktadır. Bu nokta şehir için alternatif ikinci bir rotanın başlangıç veya bitiş noktası olarak önem teşkil etmektedir. Bu nokta da kıyıda bulunan Truva heykelinin bulunduğu alandan insan çekimini almaktadır ve şehrin ticari alanına yönelmektedir.


 

Kütle Gelişimi – Yapı Üzerine

Çeperler Arasında, Avlu – Yapı – Yaya Akışı Üzerine

Tasarlanacak olan yapının ön kısmında bulunan Muammer Aksoy Park'ı yapının dışarıya kontollü açılımını, iç bahçesini ve çeperini belirleyen bir mekana dönüştürülmesi hedeflenmiştir. Yarıçapı 41 metre yüksekliği 4 metre olan bir yarım dairesel duvarın radikal bir şekilde kendi iç kontrollü yaşantısını yansıtma imkanı sunulmuştur. Türk evlerinin avlu işleyişi mantığında olduğu gibi. Muammer Aksoy Sokak'tan iç bahçeye açılan tek bir giriş yapının mahremiyetini korumaya yönelik bir karar olmuştur. Kontrollü yaya akışı insanların yavaşlayıp durmasına ve zemin kattaki yaya dolaşım akslarına yönlendirilmesi sağlamıştır. Zemin ve birinci kattaki 8 metrelik geriye çekilme ve oluşan arkad yapının doğu batı aksındaki Halk Bahçesi – Cumhuriyet Bulvarı bağlantısını sağlarken tekrardan yapıya çekim hattı oluşturmaktadır. Arkadın bir olumlu yanı da varolan ağaçların korunarak yapıya entegrasyonun sağlanmasıdır.
 

Program ve İşleyiş

Zemin ve birinci kattaki yoğun ticari hareketin doğrusal aksiyal ve rasyonel bir şekilde düzenlenebilmesi için pasaj mantığında 7,2 metrelik düşey ve yatay koridorlar düşünülmüştür. Üst katlarda oluşan rahat programda yeme-içme birimleri, çocuk etkinlik merkezi ve belediye hizmet birimleri ile insanların bir üst kata taşınması düşünülmüştür. +9,00 kotu sanatsal aktivitelerin, dans – koro – tiyatro çalışmalarının yapıldığı düşey sirkülasyon etrafındaki açık fuayesi ve iç bahçesiyle daha yavaş bir yaya dolaşımının olduğu kat olarak düşünülmüştür. İç bahçeden spiral merdivenle çıkılan çatıda çeşitli etkinliklere imkan vermektedir. Bodrum katlara ulaşım yapının içindeki 2 ana çekirdekten sağlanmaktadır. Araçların -7,00 kotuna ulaşımı için İnönü Bulvarından sağlanan rampa ile olmaktadır. 3 katlı 9 araç kapasiteli rübik polipark sistemi iki kat yüksekliğindeki bodruma yerleştirilerek 402 araçlık kapasiteye ulaşılmıştır. -3,50 kotundaki teknik hacime sığınağın yanındaki merdivenden ulaşılmaktadır.

Yakın Çevre Tasarımı

Tasarlanan yapının yakın çevresinde bulunan Muammer Aksoy Park'ı, Cumhuriyet Meydanı Çanakkale Savaşından kalma top, seramik heykel gibi odak noktaları yapıya yönlenme bir iz verme konusunda yakın çevre tasarımında entegre edilmeye çalışılmıştır. Muammer Aksoy Parkı'nın yapıya entegre olmasına ek olarak dairesel Cumhuriyet Meydanı -2,00 kotuna inerek komşu olduğu bulvarın hareketinden biraz olsun koparılmak istenmiştir.

Meydan tarafından yapıya yaklaşım düşünüldüğünde tarihsel nitelikli top ve seramik heykeline ek olarak yeşil alana serpiştirilmiş modern podlar yaya akışını yavaşaltıp ilgi çekmesi düşünülmüştür. Otopark alanına giriş bölümünün günümüzde şimdiki yerinde bulunan Emniyet Müdürlüğü'ne ait otopark yer altına alınarak serbest yaya girişi yapı alanının güneyinden sağlanmıştır. Küçük bir amfi yapının yakın çevreye açıldığı güney kısmındadır.

Show More

volkandalağan