Tanrı'nın Evi (Godshouse)

New York’da Yaşayan Evsizler İçin Bir Gökdelen Tasarımı; 

Evsizlik, insani gereksinimlerin karşılandığı, sürekli bir konuta sahip olunamaması durumu olarak tanımlanmaktadır. Evsizlik durumu yoksulluk ile yoğun bir ilişki içindedir. 2005’te yapılan araştırmaya göre ABD nüfusunun %13,3’ü, yani 38,231.521 insan yoksulluk içinde yaşamaktadır. 1980’lerin başlarında 250 bin civarında olan evsizlerin sayısının, 2005 yılı itibariyle 723,968’e yükseldiği yapılan araştırmalarda görülmektedir. Nüfusa oranla evsiz insanların en yoğun bulunduğu eya- letler sırasıyla California (195,637), Texas (39,578), New York’tur (37,987). 

Sosyal güvenliğin aşınması, iş fırsatlarının tabana yayılamaması ve mevcut iş imkanlarının yoksulluk sorununa bir çözüm getirememesi ile beraber evsizlerin sistem tarafından bir korku unsuru olarak kullanılması da problemin gittikçe büyümesine yol açmaktadır. Bunlarla eş süreçlerde işletilen kentsel dönüşüm projeleriyle, büyüyen şehirlerde toprak rantının gitgide artması, düşük kiralı konaklama imkanlarını da yok etmektedir. Konuyla ilgili en çarpıcı istatistiklerden biri ABD’de 1973 ve 1993 yılları arasında 2,2 milyon düşük ücretlere kiralanabilir yerleşim yerinin, sitelere ve lüks apartman dairelerine dönüştürülmüş olduğunu göstermektedir. 

Evsizlik sorununu, yoksulluk olgusu ile beraber incelemek, evsiz kalmaya neden olan başka olguları da görünür kılmak adına önemlidir. Bunlar aile içi sömürü, yerel şiddet, zihinsel rahatsızlıklar, bağımlılıklar olarak sıralanabilir. Evsizlerin sorunları incelendiğinde, konuya ekonomik sistemin nüfuz edişinin başarısızlığı olarak bakmanın yanlış olduğu anlaşılmaktadır. Devletin sunduğu çözüm önerileri, ucuz işgücüne ihtiyaç kalmadığı noktada, gözden çıkarılan evsizlerin, barınaklarda minimum maliyetle görünmez kılınmaya çalışılmasıdır. Kapitalist sistemin amacı, emek faktörü olarak zaten etkinsiz olarak kabul ettiği evsizleri sistem içerisinde hazmedebilmektir. Görünür hale gelen sorunların üzeri istisna hikayelerle, bireysel bağımlılıklarla veya akıl hastalıklarıyla sıvanmaktadır. 

Bir aile barınak sisteminde yaklaşık olarak 11 ayını geçirmektedir. 2002 yılı için, ihtiyaçların karşılanması için bir ailenin yılık masrafı $36,000, bir tek yetişkinin ise $24,000. 

TANRI’NIN EVİ ??? 
Birçok evsizin barınmak için tercih ettiği kiliselerden esinlenilerek, herkesin ve her kesimden insanın hoşgörü ile karşılandığı bir mekân olması sebebiyle, gökdelen; GOD’s House (Tanrı’nın Evi) ismini almıştır. 

New York’daki evsizlerin barınmak ve ya ileti göndermek için kullandığı mukavva kartonlar projenin çıkış noktasını oluşturmaktadır. Kartondan yapılan geçici barınaklar evsizlerle özdeşleşmiştir. Artan evsiz nüfusla doğru orantılı olarak mukavva sayısının da arttıracağı izleniminden yola çıkarak kartonlar üst üste yığılmıştır. Ortaya çıkan doku yapının kabaca şekillenmesine yardımcı olmuştur. 

Gökdelen içinde bulunduyu yapı alanına yerleşirken New York’un önemli ulaşım arterlerini göz önünde bulundurmuştur. Gökdelenin bu yoğun yerleşim yerine ustaca konumlanması sağlanmıştır. Yapının uzanan ek işlev binaları tüplerle yol kotundan koparılarak bağlanmıştır. Yol kotundan 9,5 m. yükseklikte bulunan tüpler New York’a yürüyen merdivenlerle bağlanmıştır. Üçgen, şeffaf tüp geçitler Battery Parkta sonlanmaktadır. Yaya dolaşımını arttırmak için tünele giden yolun üstü kapatılmıştır. 

Ekim 2010'da 38,000 evsiz insan her gece New York barınak sisteminde kalmaktadır. Bu rakam 9,700 aile ve 15,000 çocuğu içermektedir. 

Araştırmalara göre, evsiz erkek bireyler evsiz ailelere göre daha yüksek oranlarla ciddi mental hastalıklar, bağımlılık ve ciddi sağlık problemleri geçirmektedir. 

New York şehrinin evsizlerinin %60'ı Manhattan bölgesinde bulunmaktadır. 

Gökdelenin sahipleri olan evsizler, toplum için bugüne kadar hep bir ağırlık - fazlalık olarak görülmüştür. Bunun değiştirilmesi için onların yaşadığı Tanrı'nın Evi'nin diğer yüksek yapılar gibi kente fazladan bir yük getirmemesine özen gösterilmiştir ve tasarım bu yönde gelişmiştir. Bunu yaparken gökdelen artık muhtaç duyulan değil hizmet veren bir yapıya bürünmüştür. Öncelikli olarak birimlerinde bulunan bioreaktör tüpler ile Co2'yi oksijene çevirmektedir. Bütün düşey bahçe modüllerinin ön kısımlarında bulunan rüzgar türbinleri sayesinde de kendi elektriğini üretmektedir. Ekonomik olarak bu gökdelenin bağımsız olarak şehrin hizmetlerine muhtaç olmadığının göstergesidir. Üretilen organik besinlerini satacak bir manav da mevcuttur. Organik besinlerini kullanıp satabileceği kafe ve restauranta da New York’lulara servis vermektedir. Sosyal olarak bir diğer artıları ise sağlık, kütüphane, spor modüllerinin belirli günlerde tematik olarak NewYork’lulara hizmet verebilmesidir. Bir hafta boyunca sağlık birimlerinde bedava aşı uygulaması veya kütüphane birimlerinde çocuklar için okuma günleri düzenlenebilir. Böylesi özel günlerde vincin de yardımı ile bu modüllerin sayısı ve yoğunluğu arttırılabilir.

Show More

volkandalağan